Helâl ve Sağlıklı Beslenme Paneli – Sivas

Sivas İlim Kültür ve Sanat Derneği (İLKSAD) ile Helal ve Sağlıklı Gıda Platformunun birlikte organize ettiği “Helal ve Sağlıklı Gıda Paneli” Sivas’ta gerçekleşti.

Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen panele; İl Müftüsü Yusuf ŞAHİN, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü yetkililerinin yanı sıra Samsun 19 Mayıs Üniversitesinden; Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcı Prof.Dr. Mehmet TÜTÜNCÜ, Prof.Dr Mürsel KÜÇÜK, Tıp Fakültesinden Doç. Dr. Aydın HİM ve Cumhuriyet Üniversitesinde çok sayıda akademisyenin katıldı. Özel televizyon kanallarının yoğun ilgi gösterdiği panele mazeretleri nedeniyle katılamayan Sivas Valisi Sayın Ali KOLAT kutlama mesajı gönderdi.

İlim Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Mustafa YURTSEVEN’in selamlama konuşması ve dernek hakkında verdiği kısa bilgilerle açılışı yapılan panel, Helal ve Sağlıklı Gıda Platformunun tanıtım filminin izlenmesiyle devam etti.

Sonrasında Helal ve Sağlıklı Gıda Platformun kurucu üyeleri arasında da yer alan, panel yöneticisi, Sağlıklı Yaşam Uzmanı Veteriner Hekim Hakan FARIMAZ, Platformun kuruluş amacı, Türkiye Geneli çalışmalarını ve gelecek beklentilerini anlattı.

Panelin ilk konuşmacısı Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Abdullah KAHRAMAN idi. “HELAL GIDA” konulu konuşmasına HARAM kavramının tanımıyla başlayan KAHRAMAN, vücuda alınan besinlerin insan şahsiyeti üzerindeki etkisini anlatarak konuşmasına devam etti. KAHRAMAN’ın, konuşmasından dikkat çeken bazı cümleler;

  • “İnsanın yaradılışından bu yana yeryüzündeki kavga neslin ve ürünün kavgasıdır. Ürünü bozduğunuzda nesli bozarsınız. Ne yediği belli olmayan insanların ne ürün vereceği de belli olmaz”
  • “Alınan gıdalar, yenen yiyecekler kişilerin salih amellerini de etkiler.”
  • “Haram ve helal kılma yetkisi sadece Allah’ındır. Peygamberlerin bu konudaki yetkisi, Allah’ın onlara verdiği izin oranındadır.”
  • “İlk inen ayetler helal ve haramı bildiren ayetlerdir.”
  • “Temiz olan ve kötü, pis olan yiyecekleri Kur’an ortaya koymuş, Hz. Peygamberde bunları açıklamıştır.”
  • “Hanefi fıkhına göre İnsan sağlığına zarar veren her şey haramdır.”
  • “Gıda ve beslenme gibi önemli konularda fetva verilirken helal yönden ziyade haram yön(ihtiyat tarafı yani takva yönü) ön plana çıkarılarak fetva verilmelidir. Mesela, genetiği değiştirilmiş ürün(GDO) yemeyen insanın ölmemesi gibi. Ama ne zaman kadar? Ta ki Müslümanlar bu konuda bilinen, tanınan ve güvenilir olan ürünler yapana, üretene kadar.”

Panelde ikinci konuşmayı Gıda Mikrobiyolojisi, Gıda Hijyeni, Gıda Güvenliği ve Kontrolü konularında uzman olan Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa ALİŞARLI yaptı. “GIDA GÜVENLİĞİ” tanımıyla başladığı konuşmasında “Sağlıklı Gıda”nın ölçüleri üzerinde durdu. ALİŞARLI’nın konuşmasından dikkat çeken bazı cümleler;

  • “Gıda temiz mi olmalı, yoksa helal mi olmalı? Gıda hem temiz hem helal olmalı. Çünkü bu iki özellik birbirinden bağımsız olamaz.”
  • “%99 u Müslüman olan bir ülkede helal gıdayı konuşmak ne derece mantıklı tarzı bir yaklaşım doğru değildir.”
  • “Gıda katkı maddelerinden olan jelatin, Peynir Mayası ve Kan gibi şeyler ülkemizde üretilemediği için yurt dışından alınmakta ve bunların güvenilirliği de sorgulanmak zorundadır.”
  • “Helal ve Sağlıklı Gıda Platformunun kuruluş amacı ve bu konudaki hassasiyeti; ticari ve ekonomik kaygılar olmayıp, insanların güvenilir, helal ve sağlıklı gıdaya yönlendirilmesi amacıyla yapılmaktadır. Yapılan çalışmalar tüketicinin bu konularda bilinçlendirilmesidir.”
  • “Rayicinin çok altında fiyatlarla satılan yiyecekler(mesela peynirler, tereyağları ve sucuklar) satın alınmamalı, insanlar bunları neden bu kadar ucuz diye sorgulamalı.”
  • “Bazı şeyleri kendimiz üretmek yerine yurt dışından aldığımız için daha dikkatli olmak zorundayız. Örneğin peynir mayaları bitkisel olması gerekirken, yurt dışından hayvanın şirdeninden yapılan mayalar alınmakta bunların bazılarının Helal Gıda sertifikası bulunurken bazılarında bulunmamaktadır. Oysa bu hayvanların helal kesim olup olmadıkları bilinmemektedir.”
  • “Günümüzde iki tip tehlike ağlısı vardır. Bunlar Mikrobiyolojik Tehlike ve Kimyasal Tehlike şeklindedir. Amerika kendisi için mikrobiyolojik tehlikeyi tehdit olarak görürken, Avrupa kimyasal tehlikeyi ön planda tutmaktadır. Kanaatimizce ülkemiz içinde kimyasal tehlike ön planda tutulmalıdır. Bu çerçevede havyasal ve tarımsal ürünlerde kimyasal maddeler çok ciddi biçimde kullanılmakta ve bunların kalıntıları da havyasal ve bitkisel besinler üzerinden vücudumuza geçerek kansere sebep olmaktadır.”
  • “Gelişen teknoloji, ürünleri geliştireceğine acımasız tüccarların elinde insan sağlığını tehdit eder hale gelmektedir.
  • “Gıda katkı maddeleri günümüzde bilinçsizce ve hoyratça kullanılmaktadır.”

Son konuşmacı olan Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Kağan GÖKAKIN ise “DOĞAL ve SAĞLIKLI BESLENME” konusundaki konuşmasına “uzamayan ve kısalmayan ömürde önemli olan kaliteli yaşamdır” sözleriyle başladı. Besin grupları, bunlarda bulunan ve sağlıklı bir beslenme için ihtiyaç duyulan vitaminler, mineraller, karbonhidratlar ve yağlar hakkında bilgi veren GÖKAKIN’ın konuşmasından dikkat çeken bazı cümlelerde şu şekilde;

  • “Sebze, meyve tarzı lifli gıdalardan uzaklaştığımız için günümüzde kolon kanseri vakaları artmıştır”
  • “Sağlık için ülkemizde fert başına yaklaşık 2000 dolar civarı harcama yapıyoruz ve bu hastalıkların çoğunda da kronik vakalar gelmektedir. Bu hastalıkların temelinde ise dengeli beslenememek gelmektedir.”
  • “Herkese hitap eden bir beslenme genellemesi yapmak doğru değildir, beslenme kişiye özel bir durumdur.”
  • “İnsanlar televizyon programlarında Diyet, Beslenme benzeri konularda söylenen şeylere doktorlarının söylediklerinden daha çok itibar etmektedir. Diyet adı altında söylenen karbonhidratların kesilmesi tarzı tavsiyeler son derece yanlış olup, bunlar vücudun ana enerji kaynağıdır. Burada asıl olan her şeyin vücuda dengeli alınmasıdır.”
  • “Özellikle hanımlar, beylerinizin ve çocuklarınızın evden kahvaltı yapmadan çıkmasına izin vermeyin.”
  • Program günün anısına katılımcılara plaket takdimiyle son buldu.



Fotoğraflar