Hangi Su, Ne Zaman, Ne Kadar ve Ne Şekilde İçilmeli?

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında Süleyman Demirel Üniversitesi Su Enstitüsü ile Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu tarafından “Su ve Sağlığımız” konulu bir panel düzenlendi.

Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Su Enstitüsü Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Simge Varol, 1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ilan edilen Dünya Su Günü hakkında katılımcılara bilgi verdi. SDÜ Su Enstitüsü olarak su ile yolu kesişen tüm bilim dallarıyla ortak çalışmalar yapmaya çalıştıklarını dile getiren Varol, suyun insan yaşamı için hayati öneme sahip olduğunu söyledi.

Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu Başkanı Prof. Dr. Fatih Gültekin de helal ve sağlıklı beslenmenin herkes için vazgeçilmez bir unsur olduğunu dile getirerek helal gıda teminiyle ilgili sertifikalaşmanın yaygınlaşması gerektiğine vurgu yaptı.

SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Kayacan ise hava, su ve topraksız hayatın olamayacağını bu vazgeçilmezlere her bireyin sahip çıkması gerektiğini belirterek “ Su deyince hayatın vazgeçilmezinden bahsediyoruz, yaşamımızın her alanında su var. O halde suyumuza en üst düzeyde hassasiyetle sahip çıkmalıyız.” Dedi.

Valilik olarak devlete, millete yardımcı olacak her türlü etkinliği desteklediklerini ifade eden Isparta Vali Yardımcısı Cengiz Ata “Bizlerin ve gelecek neslin daha sağlıklı, daha temiz kaynaklara sahip olması dileğiyle panelin başarılı geçmesini diliyorum” diye konuştu.


Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Fatih Gültekin yönetiminde gerçekleştirilen panele geçildi. Panelde, Sağlık Bakanlığı Ankara Halk Sağlığı Müdürü Prof. Dr. Mustafa Öztürk, “Halk Sağlığı Açısından İçilebilecek En İyi Su Nasıl Olmalıdır?” başlıklı sunusunda "Su sağlığın kaynağıdır. İçeceğimiz su zararlı kimyasallar içermemelidir. Yapılan ölçümler fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak uygun sınırlarda olmalıdır. Kalsiyum ve magnezyumun yüksek olması suyun sertliğini artırır. Sertliğin 7-8 olması idealdir. 7-14 arasında ise tadı daha iyidir ancak daha az tercih edilmelidir." dedi.

SDÜ Araştırma Uygulama Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tuğrul Sezer “Sağlığımız Açısından Suyun Önemi” konulu sunumunda " Terleme, akciğerlerde solunumla, idrar vb yollarla sürekli su kaybediyoruz. Erkekler günde yaklaşık 3 litre (13 bardak), kadınlar 2,2 litre (9 bardak) sıvı tüketebilir. Ancak ihtiyacımız yaş, ekzersiz, mevsim ve özel durumlara bağlı olarak değişmektedir. Susadığınızda su içiniz. Kabazlık şikayetiniz varsa su içiniz. İdrar rengi koyu ise su içiniz. Bir saatten fazla süren spor sonrası terle kaybedilen elektrolitleri yerine koymak için soda, limonata, ayran, sporcu içeceği gibi içecekler tüketebilirsiniz." dedi.

SDÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akçam “Ne Zaman İçilmeli” başlıklı sunumunda " Anne karnında %90'nımız su iken, yaşlılıkta bu oran %50'ye kadar düşebilmektedir. Normal vücut fonksiyonları için su gerekli. Vücudumuzun sıvı miktarının %1'ini yani 700 ml'sini kaybedince susama hissi oluşur. Dolayısıyla susamadan su içmek daha uygundur. Yemeklerden yarım saat önce bir bardak, uyanınca iki bardak, spora başlamadan 4 saat önce yaklaşık iki bardak su için." şeklinde tavsiyelerde bulundu.

SDÜ Temel Tıp Bilimleri Anatomi Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Sulak “Su İçilmesine Anatomik Bakış” temalı sunumunda " Midemizin 1500 ml hacmi vardır. Su oturularak içilecek olursa midede daha fazla kalır. Şayet su içinde zararlı bakteri varsa midede daha uzun kalacağından mide asidi ile daha kolay yok edilmiş olurlar." dedi.

SDÜ İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Talat Sakallı “Dinimizde Su İçmenin Usulü ve Adabı” konulu tebliğinde " Su sağ elle içilmelidir. Tek solukta içilmemeli, 2-3 solukta içilmelidir. Besmele ile içilmeli ve sonunda elhemdülillah denmelidir. Zemzem ve abdest suyu hariç oturarak içilmelidir. Midenin üçte biri yemek, üçte biri su ile doldurulmalı. Üçte biri ise boş kalmalıdır. Nefes suya verilmemelidir." bilgilerini verdi.

Aysu Ltd. Şti. Kalite Güvence Müdürü Tamer Gülgeç “Hazır Suların İşleme Prosesleri ve Hijyen” konulu sunumunda ise "Kaynakta üretim yapmaktadır. Sular paketlenmeden önce filtre edilmekte ve ozonlanmaktadır. Sularının pH'sı 8,3 tür. Kaynak sularının pH'sı 8'den büyük olmalıdır." şeklinde bilgi verdi.

Etkinlik kapsamında daha sonra panelistlere plaket verildi.






Yetkili Girişi