"Hukuki Açıdan Helal ve Sağlıklı Gıda" Konusunda Hukukçular İlk Kez Bir Araya Geldi

Helal ve sağlıklı gıda, 15.04.2014 tarihinde Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde “Hukuki Açıdan Helal ve Sağlıklı Gıda Uluslararası Sempozyumu”nda tartışılmıştır.
Konu, Türkiye ve Almanya’daki Hukuk Fakültelerinden katılan akademisyen 12 hukukçu tarafından bütün yönleriyle irdelenmiştir. Bu anlamda Türk ve Alman hukuku bakımından uygulamadaki sorunlara işaret edilmiş, alternatif çözüm önerileri değerlendirilmiştir.
Sempozyumda helal ve sağlıklı gıda konusu ayrı ayrı üç oturumda ele alınmıştır. Ceza Hukuku oturumunda helal ve sağlıklı gıda ile ilgili ihlaller Türk ve Alman ceza hukuku bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir. İkinci oturumun ana başlığını oluşturan Özel hukuk oturumunda helal ve sağlıklı gıda,
Ticaret Hukuku,
Medeni Hukuk,
Tüketici Hukuku,
Medeni Usul Hukuku ve
Avrupa Birliği Hukuku bakımından hemen hemen bütün yönleriyle tartışma konusu yapılmıştır. Kamu hukuku oturumu ile tamamlanan Sempozyumda helal ve sağlıklı gıdanın,
Anayasa Hukuku,
İdare Hukuku,
Hukuk Tarihi ve
Bir sertifika kurumu olarak TSE’nin rolü ve sertifikasyon süreci boyutu derinlemesine tartışılmıştır.
Yapılan konuşmalardan çıkan sonuçları genel olarak şu başlıklar altında toplamak mümkündür:
1) Tüketici güveni ve inancının gereği gibi korunabilmesi ve caydırıcılık açısından tüketici örgütlerine tespit, men, düzeltme davaları yanında "tazminat" davası açma hakkı tanınmalıdır.
2) Belirli teşebbüsleri hedef almayan haksız rekabet hallerinde, rakip teşebbüslerin ve tüketicilerin dava açma ihtimalleri zayıf olduğundan, haksız rekabete yol açan zenginleşmekte, bu kimsenin hukuka aykırı fiili kendisi için karlı bir iş haline dönüşmektedir. Haksız rekabet kazancının bu kimsede kalmaması için tüketici menfaatlerini korumakla yetkili ve görevli özel ve kamu hukuku tüzel kişilerine, haksız rekabete yol açan - yetkisiz helal sertifikası kullanan ve kullandığı sertifika şartlarını yerine getirmeyen - teşebbüse karşı, zenginleşme miktarı hazineye ödenmek üzere tazminat davası açma hakkının tanınması,
3) Helal sertifika veren kurumları denetleyecek, akredite edecek bir bağımsız üst denetim kurulunun oluşturulması. Bu konuda TÜRKAK (Türk Akreditasyon Kurumu) helal denetimi bakımından özel bir düzenleme ile yetkili ve görevli kılınabilir.
Kuruma, güveni kötüye kullanan veya usulsüz sertifika veren denetim kuruluşlarına karşı idari (yetkinin iptali, askıya alınması) ve hukuki yaptırım (fesih ve tazminat davası açma imkanı gibi) uygulama yapma yetkisi tanınmalı.
4) Türk Ceza Kanunu'muzun dolandırıcılık, evrakta sahtecilik suçlarının şartları bu suiistimalleri de kapsayacak şekilde esnetilmeli, yeniden düzenlenmelidir.
Bu doğrultuda özellikle Türk Ceza Kanunu'muzdaki “Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti” (m. 186) suçunda kişi “sağlığını tehlikeye” düşürülmesi yeterli kabul edilmelidir. Aksi halde kişilerin hayatını tehlikeye düşürmeyen fakat sağlığa zararlı gıda üretimi faaliyetleri ile mücadele etmek mümkün olmayacaktır".






Yetkili Girişi