SOYA SÜTÜ


Saadiyye Eryılmaz, Gıda Kimyageri

saadiyyee@yahoo.com


Piyasaya sunulan bazı soya sütlerinin içerik bilgileri Tablo 1’de verilmiştir. İnek sütünün içeriğinde doğal olarak bulunan bazı vitamin ve minerallerin sentetik formlarının, çeşitli emülgatör ve stabilizatörlerin, ayrıca bazı aroma bileşenlerinin soya sütüne eklenen katkı maddeleri arasında olduğu gözlemlenmiştir.

Tablo 1: Piyasaya sunulan bazı soya sütlerinin içerik bilgileri

İsim

İçerik

Kaynak

Tatlandırılmamış Organik Soya Sütü:

Organik Soya sütü (Arıtma Su, Organik Tam Soya Fasulyesi), Kalsiyum Karbonatii, Deniz Tuzu, Doğala Özdeş Aromalariii, Sodyum Sitrat, Karagenanii, Vitamin A Palmitatii, Vitamin D2ii, Riboflavin (B2) ii, Vitamin B12ii.


(1)

Organik Soya Sütü

Arıtma Su, Organik Tam Soya Fasulyesi, Organik Adil Ticaret Sertifikalı Rafine Edilmemiş Kamış Şekeri, Kalsiyum Karbonatii, Tuz, Organik Adil Ticaret Sertifikalı Vanilya Aromasıiii, Vitamin A Palmitatii, Jellan Gamii, Riboflavin (B2) ii, Vitamin D2ii, Vitamin B12ii.

(2)

Zenginleştirilmiş Orjinal Soya Sütü:

Arıtma Su, Organik Tam Soya Fasulyesi, Buharlaştırılmış Organik Kamış Suyu, Doğala Özdeş Aromalarii, Kalsiyum Karbonatii, Sodyum Sitrat, Potasyum Sitrat, Deniz Tuzu, Karagenanii, Vitamin A Palmitatii, Vitamin D2ii, Vitamin Eii, Vitamin B2ii, Vitamin B12ii, Çinko Sülfat.

(3)

Soya Sütü

Arıtma su, Soya Fasulyesii, Glikoz Şurubuii, Şeker, Kakao tozu, mısırözü yağı, katkı maddeleri karışımı (arıtma su, kalsiyum karbonatii, gam arabikii, yağ asitlerinin gliserit esterleriiii), yapay aromalariii, tuz, yağ asitlerinin gliserit esterleriiii.

(4)

i. Genetiği değiştirilmiş bir kaynaktan gelme ihtimali vardır.

ii. Az riskli ya da riskli katkı maddesidir.

iii. Helal gıda nazarında tüketimi değerlendirilmelidir.

Katkı maddeleri, sağlık etkileri ve doğal alternatifleri

Karragenan

Süt ürünü intibaı uyandıran içecek ve benzeri gıda ürünlerine, proteinlerle tepkimeye girip akışkanlık ve krema kıvamı kazandırmak üzere eklenen, yüksek işlem görmüş bir deniz yosunudur. Daha riskli olan bir türü olan parçalanmış karragenan laboratuar fareleri için kullanılırken, parçalanmamış karragenan gıda katkı maddesi olarak güvenli addedilir; ancak doğal karragenanın da parçalanma ihtimali sözkonusudur. Gıda katkı maddesi olan karragenanın çeşitli iltihaplanma ve mide rahatsızlıklarına yol açtığı rapor edilmiştir. Deney hayvanlarında dozuna bağlı olarak kanserojen maddelerin kanser yapıcı etkilerini artırabildiği gözlemlenmiştir. Az riskli gıda katkı maddesi olarak adlandırılan bu maddeyi tüketmekten kaçınmak helal ve sağlıklı gıda tüketimi nazarında önemlidir (5, 6).

Jellan Gam

Polisakkarit yapıda bir doğal kıvam artırıcı olarak süt ürünü intibaı uyandıran gıda ürünlerine katılan jellan gam, karbonhidratların Pseudomonas türü bir bakteriyle fermentasyonu sonucu elde edilir. Özellikle çocuklarda bazı bağırsak sorunlarına yol açabildiği rapor edilmiştir. Az riskli katkı maddeleri grubuna dahil olan bu gamın tüketimini azaltmak helal ve sağlıklı gıda nazarında uygun görülmüştür (5).

Monogliserit ve digliseritler / Yağ asitlerinin gliserol esterleri

Doğal bir emülgatör olan E471 kodlu katkı maddesinin isimleri Türk Gıda Kodeksinde "Yağ asitlerinin mono ve digliseritleri", "Gliseril monostearat" veya "Gliseril distearat" olarak geçmektedir. Unlu mamuller, şekerlemeler, helva, cips, kahve kreması gibi ürünlerde, ayrıca soya sütünde de emülgatör olarak kullanılmaktadır. Bu katkı maddesinin kaynağı bitkisel veya hayvansal yağlardır. Yağların temel bileşeni olan trigliseritlerden bir veya iki yağ asidinin uzaklaştırılmasıyla veya gliserolün yağ asitleriyle birleştirilmesiyle elde edilirler (7). Bu katkı maddesi domuz yağından ya da (helal kesim olmayan sığır yağı gibi) helal olmayan diğer yağlardan elde edildiyse veya domuz yağından elde edilmiş yağ asitleri veya gliserol kullanılarak üretildiyse tüketilmesi fıkıh uzmanları tarafindan caiz görülmemektedir. Helal sertifikası veren kurumların bu tür yağların ve emülgatörlerin üretim aşamalarını denetlemeleri gerekmektedir. Tüketiciler nazarında ise mono/digliserit, yağ asitlerinin gliserol esterleri, gliseril mono/distearat isimleriyle etiketinde yer alan bu katkı maddelerini bulunduran gıdalarda, bitkisel kaynaktan geldiği ifadesi ya da helal sertifikası dikkate alınmalıdır (5, 8).

Doğala Özdeş Aromalar

Aromalar bir gıdanın kendine has tat ve kokusunu veren maddelerdir. Doğal olarak muhtelif bitkilerden özüt alınmak suretiyle elde edilebildiği gibi, doğal molekülün aynısı olacak şekilde veya farklı bir molekül olarak laboratuvarda üretilebilir. Bu üretim şekline göre “Doğal Aroma”, “Doğala Özdeş Aroma” veya “Sentetik Aroma” olarak isimlendirilirler. Doğal aromalar özüt şeklinde elde edilirken bitki ve meyveler yıkama, presleme, evoparasyon gibi fiziksel işlemlerden geçirildikten sonra, üst faz olarak ayrılmalan aromalar, toplayıcı  ekipmanlar aracılığıyla alınıp doğal aroma olarak kullanılmaktadır. Bunun haricinde suda çözündürme uygulanan işlemlerde aroma maddelerinin bir kısmı sulu ortama geçmez, bunun için ortama alkol katılır. Sıvı fazda ortamda bulunan alkol ve su, bu aroma gıdalara katılırken de eşlik etmektedir. Bu alkol etil alkol olduğu takdirde aromayı ve eklendiği gıda ürününü tüketmek caiz görülmemiştir. Sarhoşluk vermeyen farklı bir alkol türü kullanıldığı takdirde, yahut elde edilen özüt kurutularak alkol uçurulup aroma kuru bir toz halinde elde edildiğinde tüketimi caiz görülmüştür (9).

Doğala özdeş aromalar, doğal gıda kaynaklı aromalardır. Kimyasal veya biyoteknolojik yollarla bileşimi değiştirilmiştir. Elde edildiği kaynağın hayvansal, bitkisel, ya da sentetik olma ihtimali söz konusu olduğu için katkı maddesi olarak üretim aşamaları ve hammaddesi dikkate alınmalıdır. Doğala özdeş katkı ve aromalardan C vitamini bitkisel ve doğal bir kaynak olan nişastadan üretilir. Vanilin, vanilya baklalarının tozundan ya da kendinden doğal halde alınabileceği gibi, kereste - kağıt yan ürünü olan ligninden de elde edilmektedir. Sentetik olanları petrol ürünü olan fenolden üretilmekte ve piyasadaya sunulan vanilinlerin % 95’inin sentetik olduğu bildirilmektedir. Bu ürünler helal gıda tüketimi nazarında şüphe uyandıran gliserin ve etil alkol maddeleri içinde erimiş vaziyette ekstrakt formunda sunulabilir (10). Son üründe toz formunda olan aromaların, üretim aşamalarında kullanılan etil alkolün uçurularak uzaklaştırılması işlemi; bunların tüketimini helal ve sağlıklı gıda nazarında uygun hale getirmektedir (5).

Aroma üretiminde, aktif karbon gibi aroma tutucu madde ve cihazlar (11), süperkritik akışkan (CO2) ekstraksiyonu gibi %90’a kadar saf aroma elde edilmesini sağlayan fiziksel yöntemler, doğal ve sağlıklı gıdalara yönelik tüketici duyarlılığının artmasıyla gün geçtikçe yaygınlık kazanmaktadır (12). Bunların haricinde sentetik aroma üretiminde kullanılan en yaygın yöntem Maillard reaksiyonudur. Bu teknikte şekerler ile farklı amino asitler reaksiyona tabi tutularak, muzdan çileğe, peynirden kızarmış ekmek aromasına kadar yüzlerce çeşit aroma maddesi üretilebilmektedir. Burada kullanılan şekerler bitkiseldir ancak amino asitler bitkisel veya hayvansal kaynaklı olabilir. Ürünlere helal sertifikası veren kurumların bu hususlara dikkat etmesi gerekirken tüketicilerin de gıda etiketinde kaynağı belirtilmeyen aromaların sözkonusu olduğu ürünleri tercih etmemeleri ve helal sertifikalı ürünleri tercih etmeleri tavsiye edilmektedir (10).

Potasyum/Sodyum Sülfat/ Sitrat

Sülfirik asidin ya da sitrik asidin potasyum ya da sodyum tuzları doğal olarak oluşan minerallerdir, ancak sentetik olarak da üretilmektedirler. Gıdalarda asitlik düzenleyici ve koruyucu olarak tuza benzer bir işlev görürler. Katkı maddesi olarak izin verilen miktarlarda tüketilmeleri halinde ortaya çıkan herhangi bir olumsuz etki rapor edilmemiştir, bu miktarlarda tüketilmelerinde helal ve sağlıklı gıda nazarında bir sakınca görülmemiştir (5).

Çinko Sülfat

Soya sütüne, fermente edilmemiş soyada yüksek miktarda bulunan fitik asit ve fitatların, başta Çinko olmak üzere, Magnezyum ve Kalsiyum gibi minerallerin vücutta emilimini azaltması sebebiyle eklenen Çinko (13); canlıların normal gelişme ve büyümesi için gerekli 14 esansiyel elementten biri olan ve gen aktarımında da rol oynadığı tesbit edilen önemli bir elementtir. Çinko, gıdalarda aspartat ve glukonatta olduğu gibi genellikle organik formda bulunur ve vücut tarafından emilimi en fazla bu formda gerçekleşir. Midye ve İstiridye (1200 mg/kg) en zengin Çinko kaynakları olarak bilinirken pek çok bitki ve hayvan dokusunda da belirli miktarda (30 mg/kg) Çinko bulunmaktadır (14). Gıda takviyesi olarak ve çeşitli tıbbi formullerde Çinkosülfat tuzu yaygın kullanılmakta, zihinsel faaliyetler, görme duyusu, ve açık yara tedavisinde etkisi olduğu bilinmektedir (15).

Kalsiyum Karbonat/Sülfat

Kalsiyum minerali, sodyum-potasyum dengesini sağlamada, düz kas yapısını oluşturmada, kan basıncını düşürmede, ve D vitaminiyle birlikte kemik metabolizmasında son derece önemli bir rol oynamakta, ve eksikliğiyle çok sık karşılaşılmaktadır. Soyanın yapısında bulunan fitik asit ve fitatlar kalsiyum emilini azalttığı, ve inek sütü kalsiyum yönünden soyaya göre dört kat daha zengin bir gıda ürünü olduğu için, endüstri ürünü olan soya sütlerine kalsiyum, karbonat ya da sülfat tuzu halinde eklenmektedir (16, 17). Sentetik kalsiyum takviyelerinin gıdalarda doğal olarak bulunan kalsiyum tuzlarına kıyasla vücut tarafından emiliminin daha az olduğu, kalsiyumun kemik metabolizmasında kullanılabilmesi için vitamin kofaktörleri olan K2 vitaminlerine ihtiyaç duyduğu pek çok araştırmada rapor edilmiştir (18).

Ambalajında süte eşdeğerlik ifadesi yer alan kalsiyumla zenginleştirilmiş portakal suyu ve soya sütü numunelerini katkısız yağsız inek sütüyle fiziksel özellikler ve biyoyararlılık yönünden karşılaştıran bir araştırmada, portakal suyu ve soya sütü numunelerindeki kalsiyumun partikül halinde kalıp vücut tarafından emilmediği belirtilmiş, daha nitelikli ve sağlıklı kalsiyum zenginleştirme yöntemleri geliştirmenin zaruretine temas edilmiştir (19).

Sağlıklı bir insan için tavsiye edilen günlük kalsiyum miktarı 1000 mg’dır. Bu miktar, yoğurt, peynir gibi süt ürünlerinin günde 3-4 porsiyon halinde tüketilmesiyle karşılanabilir; aksi takdirde bu ihtiyacı karşılamak için kalsiyum tabletlerine başvurulması gerekir. Kalp-damar hastalıkları bulunanlar için doktor kontrolünde kalsiyum takviyesi değeri belirlenmelidir (16). Laktoz intoleransı ya da süt alerjisi bulunanlar, ve hayvansal gıda tüketmeyi tercih etmeyenler için badem gibi tahıllar, fasulye gibi bakliyatlar, yeşil yapraklı sebzeler, ve sardalya balığı kalsiyum yönünden zengin birer alternatif olabilir (17).

Asya mutfağında, yaygın olarak tüketilen kemik suyu çorbasının da sofralarda soya ürünlerine eşlik eden zengin bir kalsiyum kaynağı olduğu belirtilmektedir (13). Ayrıca soyanın kalsiyum sülfat gibi tuzlarla çöktürülerek fermente edilmiş hali olan ve soya peyniri olarak da bilinen sufunun-tofu da denilmektedir-, kalsiyum emilimi yönünden inek sütüne benzerlik arz ettiği bilimsel araştırmalarda gözlemlenmiştir. Soya fasulyesinin muhatap olduğu fermentasyon işleminin, kalsiyum, magnezyum ve çinko gibi minerallerin emilimini düşüren fitik asit içeriğini bertaraf ettiği de araştırmacılar tarafından ortaya konmuştur (20).

A ve E vitaminleri

A ve E sentetik vitaminleri soya sütüne, inek sütüne yakın besin değerine sahip bir ürün elde etmek için katılır. Kalsiyum mineralinde olduğu gibi, A ve E vitaminlerinin vücut tarafından aktif kullanılabilmesi için de ilgili kofaktörlere ihtiyaç vardır. Mesela A vitamini (beta karoten) yönünden zengin olan havuç bitkisinin biyoyararlılığı, aktif formu olan provitamin A (karotinoid) ile eşdeğerdir. Soya sütü doymuş yağ ve kolesterol içermezken inek sütü bir bardakta ortalama 20 mg kolesterol içerir, ki bu günlük tavsiye edilen tüketim miktarının 15’te birine tekabül etmektedir. Yapılan araştırmalarda yaylım hayvanlarının karoten ve terpen gibi besin kaynaklarıyla beslenmesinin ve metabolizmaları tarafından üretilen plazmin ve yağ asitlerinin süt ürünlerinin tat, doku ve aromalarında belirleyici rol oynadığı gözlemlenmiştir (21). Bir başka araştırmada beslenme stratejilerinin sütün yağ kalitesine, tadına, oksidatif stabilitesine, ve üretim kalitesine varana kadar pek çok konuda etkili olabileceği ifade edilmiştir (22). Yine yaylım hayvanı olan ineklerin yağları, omega-3 doymamış yağ asitleri (n-3 PUFA) ve önemli bir doymuş yağ asidi olan CLA yönünden besi ineklerine göre daha zengin bulunmuş, ayrıca yüksek E vitamini içeriği sayesinde renkleri daha uzun süre korunmuştur (23). İnek sütünün içinde bulunan doğal doymuş yağlar ve vitamin kofaktörleri, A ve E vitaminlerinin vücutta emilimini de kolaylaştırmaktadır. Ayrıca sütün formulasyonunda doğal olarak bulunan vitaminlerde söz konusu olmadığı halde, sentetik vitaminlerin yüksek dozunun toksik etkileri de rapor edilmiştir (18). A vitamini sadece süt, yağ ve peynirden değil, karaciğer ve balık yağı gibi hayvansal gıdalar ve ıspanak, turp, brokoli, tatlı biber, ve domates gibi içinde karoten bulunan renkli sebzelerden de alınabilmektedir. Yumurta sarısı da A, D, K2 vitaminleri yönünden zengin bir besin kaynağıdır (24-26); yumurta, bitkisel yağlar, ve bilhassa buğday tahılının E vitamin yönünden zengin olduğu bilinmektedir (26). Ancak bu tür vitaminlerin tam anlamıyla emiliminin gerçekleşmesi için bir öğünde ortalama 5 g yağ ile birlikte tüketilmesi, helal ve sağlıklı gıda nazarında dikkat edilmesi gereken bir husustur (27).

D vitamini

D vitamini, vücutta kalsiyum dengesini sağlayan ve kemik metabolizmasında aktif rol oynayan günlük 800-1000 IU civarında tüketilmesi tavsiye edilen bir vitamindir. D vitamininin eksikliğinde, yetişkin ve çocuklarda solunum yolu rahatsızlığı, obezite, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, ilerleyen yaşlarda kemik erimesi de dahil pek çok ciddi olumsuz etki görülmektedir (28, 29). Kalsiyum ve D vitamininin düşük yağlı süt ürünleri gibi doğal gıdalar yoluyla alınmasının kan basıncını düşürdüğü ve yüksek tansiyon riskini azalttığı tesbit edilirken, sentetik formlarında aynı etki görülmemiştir (30). İnek sütünde D vitamini, aktifleşmiş hali olan D3 formunda bulunurken sentetik D vitaminlerinin büyük çoğunluğu D2 formundadır. Ayrıca A, E, ve K vitaminleri gibi D vitamininin de yağda eriyen bir vitamin olması, inek sütünde soya sütüne nazaran daha yüksek miktarda bulunan yağların beslenmedeki önemini artırmaktadır.

Yapılan araştırmalarda insan vücudunda aktif kullanılabilen D vitamini kaynakları, yüksek D vitamini içeriğinden düşüğe doğru sıralandığında şu şekilde tesbit edilmiştir:

  • Kızılötesi B (UVB) güneş ışığına maruziyet: İnsanların %90’ı bu sayede D vitamini sentezlemektedir.

  • Somon, istavrit, ringa, alabalık, sardalya, taze ton balığı, ançüez gibi özellikle soğuk sularda yaşayan yağlı balık tüketimi: Tüketilen balığın türü ve içindeki yağ miktarı kadar pişirme koşulları da D vitamini emiliminde önemli rol oynamaktadır. Alaska’nın vahşi somon balıklarındaki D vitamini miktarının çiftlikte yetiştirilenlerin dört katı olduğu rapor edilmiştir. Ayrıca Ringa balığının tütsülenerek pişirildiğinde taze haline göre 10 kat daha az (4 μg (160 IU)/100g) D vitamini içerdiği gözlemlenmiştir (31).

  • Moromi balığı karaciğer yağı diye tabir edilen türü başta olmak üzere diğer balık yağlarını da tüketmek D vitamini emilimine önemli katkı sağlar (18).

  • Doğal yoldan yetiştirilen her bir yumurta sarısı 0.5 μg (20 IU) D vitamini ihtiva etmektedir (24, 25).

  • Çeşitli mantarlarda da D vitamini değişen miktarlarda bulunmaktadır; güneşte kurutulmuş Shiitake mantarları bunun bir örneğini teşkil etmektedir (32).

  • Bazı tahıllar D vitamini içeriği ve biyoaktivitesi yönünden diğerlerine göre daha zengindir (33).

B12 vitamini

B12 vitamini hayvansal gıdalardan et, süt, yumurta, balık, ve kabuklularda bol miktarda bulunur. Bu ürünler vücutta B12 emilimi yönünden ele alındığında da yumurtanın biyoaktivitesi diğerlerine göre bir nebze daha düşüktür. Sağlıklı bireyler tarafından gıda yoluyla alınan B12 vitaminlerinin ortalama yarısının vücut tarafından emildiği belirtilmektedir. Bitkisel gıdalardansa nori isimli mor-yeşil algin azımsanmayacak miktarda B12 içerdiği bilinmektedir. Sentetik B12 vitaminlerinde kullanılan mavi-yeşil alglerin ise sözde B12 vitamini adı verilen, insan vücudunda aktif olmayan bir formdan üretildiği tesbit edilmiştir (34). Soya sütüne katılan sentetik formdaki B12 vitamini de diğer vitaminlerde olduğu gibi doğal gıdalardakine nazaran vücutta emilimi daha düşüktür.

Kaynakça



1. Food Composition Databases Show Foods-unsweetened organic soy milk, [Internet]. USDA. 2016 [cited 28 March 2017].

2. Food Composition Databases Show Foods -- Organic Valley, Organic Soy Milk, Original, [Internet]. Ndb.nal.usda.gov. 2016 [cited 28 March 2017].

3. Food Composition Databases Show Foods -Brighton Falls, Soy Enriched Soy Milk, Original, [Internet]. Ndb.nal.usda.gov. 2016 [cited 28 March 2017].

4. Food Composition Databases Show Foods -Soy Milk, [Internet]. Ndb.nal.usda.gov. 2016 [cited 28 March 2017].

5. Gültekin F. A'dan Z'ye GIDA KATKI MADDELERİ (Ansiklopedik Sözlük): Server İletişim; 2014.

6. Carrageenan Health Impacts: Cornucopia.org; 2012 [updated April 24. Available from: https://www.cornucopia.org/CornucopiaAnalysisofCarrageenanHealthImpacts042612.pdf.

7. Mono and Diglicerides [Internet]. JECFA. [cited 28 March 2017].

8. Gültekin F. Monogliserit ve Digliseritlerin Helallik ve Sağlık Yönünden Değerlendirilmesi: Helalvesaglikli.org; 2014 [Available from: http://helalvesaglikli.org/tr/soru/119.

9. Gültekin F. Aromaların Helallik ve Sağlık Yönünden Değerlendirilmesi Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu2011 [Available from: helalvesaglikli.org.

10. Elgün A, Gültekin, F. Doğala Özdeş Aromaları Helallik ve Sağlık Açısından Değerlendirilmesi: Helal ve Sağlıklı Gıda Platformu; 2011 [Available from: http://www.helalvesaglikli.org/tr/soru/12.

11. Özkaynar E. Ülker bisküvilerinde kullanılan doğal aromaların üretim şekli. In: Eryılmaz HS, editor. Ülker Müşteri İletişim Hizmetleri. İstanbul2015.

12. Sovova H, Sajfrtova M, Topiar M. Supercritical CO 2 extraction of volatile thymoquinone from Monarda didyma and M. fistulosa herbs. The Journal of Supercritical Fluids. 2015;105:29-34.

13. Fellon S. The Ploy of Soy. Consumer Health Organizationof Canada. 2000;23(3).

14. Gündoğdu H, Çakmak MN. Gökkuşağı Alabalığında (Oncorhynchus mykiss, Walbaum 1792) Farklı Çinko Formlarının Büyüme, Sindirim ve Doku Çinko Düzeyleri Üzerine Etkileri. Firat University Journal of Science. 2010;22(1).

15. Pories W, Henzel J, Rob C, Strain W. Acceleration of wound healing in man with zinc sulphate given by mouth. The Lancet. 1967;289(7482):121-4.

16. Van der Velde RY, Brouwers J, Geusens PP, Lems WF, van den Bergh J. Calcium and vitamin D supplementation: state of the art for daily practice. Food & nutrition research. 2013;58.

17. Goodwin L. Is Soy Milk Really Healthy or Not? : The Spruce; 2016 [updated 28 Oct 2016.

18. Geertsen L. 10 Reasons to Never Ever Drink Soy Milk. Empowered Sustenance [Internet]. 2014 December 18. Available from: Empowered Sustenance.

19. Heaney RPR, K.; Bierman, J. Not All Calcium-fortified Beverages Are Equal. Nutrition Today. 2005;40(1):39-44.

20. Weaver C, Heaney R, Connor L, Martin B, Smith D, Nielsen S. Bioavailability of calcium from tofu as compared with milk in premenopausal women. Journal of food science. 2002;67(8):3144-7.

21. Martin B, Verdier-Metz I, Buchin S, Hurtaud C, Coulon J-B. How do the nature of forages and pasture diversity influence the sensory quality of dairy livestock products? Animal Science. 2005;81(02):205-12.

22. Chilliard Y, Ferlay A, Doreau M. Effect of different types of forages, animal fat or marine oils in cow’s diet on milk fat secretion and composition, especially conjugated linoleic acid (CLA) and polyunsaturated fatty acids. Livestock Production Science. 2001;70(1):31-48.

23. Scollan N, Hocquette J-F, Nuernberg K, Dannenberger D, Richardson I, Moloney A. Innovations in beef production systems that enhance the nutritional and health value of beef lipids and their relationship with meat quality. Meat science. 2006;74(1):17-33.

24. Shearer MJ. Chemistry, nutritional sources, tissue distribution and metabolism of vitamin K with special reference to bone health. The Journal of nutrition. 1996;126(4S):1181S.

25. Kamao M, Suhara Y, Tsugawa N, Uwano M, Yamaguchi N, Uenishi K, et al. Vitamin K content of foods and dietary vitamin K intake in Japanese young women. Journal of nutritional science and vitaminology. 2007;53(6):464-70.

26. Daniel EP, Munsell HE. Vitamin content of foods. US Dept Agr Misc Pub. 1937;275:175.

27. van het Hof KH, West CE, Weststrate JA, Hautvast JG. Dietary factors that affect the bioavailability of carotenoids. The Journal of nutrition. 2000;130(3):503-6.

28. Holick MF. Vitamin D: importance in the prevention of cancers, type 1 diabetes, heart disease, and osteoporosis. The American journal of clinical nutrition. 2004;79(3):362-71.

29. Zittermann A. Vitamin D and disease prevention with special reference to cardiovascular disease. Progress in biophysics and molecular biology. 2006;92(1):39-48.

30. Wang L, Manson JE, Buring JE, Lee I-M, Sesso HD. Dietary intake of dairy products, calcium, and vitamin D and the risk of hypertension in middle-aged and older women. Hypertension. 2008;51(4):1073-9.

31. Chen TC, Chimeh F, Lu Z, Mathieu J, Person KS, Zhang A, et al. Factors that influence the cutaneous synthesis and dietary sources of vitamin D. Archives of biochemistry and biophysics. 2007;460(2):213-7.

32. Holick MF, Binkley NC, Bischoff-Ferrari HA, Gordon CM, Hanley DA, Heaney RP, et al. Evaluation, treatment, and prevention of vitamin D deficiency: an Endocrine Society clinical practice guideline. The Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism. 2011;96(7):1911-30.

33. Pearce SH, Cheetham TD. Diagnosis and management of vitamin D deficiency. BMJ. 2010;340:b5664.

34. Watanabe F. Vitamin B12 sources and bioavailability. Experimental Biology and Medicine. 2007;232(10):1266-74.