KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE HELAL VE HARAM GIDALAR

 

Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN

 

Fatih Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölümü, İslam Hukuku Anabilim Dalı, İstanbul

E-posta: hamdidonduren@yahoo.com

Giriş

Kur’an’da şöyle buyurulur:

(وَلَا تَقُولُوا لِمَا تَصِفُ اَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هٰذَا حَلَالٌ وَهٰذَا حَرَامٌ لِتَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ ) “Siz dil alışkanlığı ile ‘Şu helâldir, bu haramdır!’ demeyin. Aksi halde Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a karşı yalan uyduranlar ise kurtuluşa eremezler.” (Nahl, 16/116)

“Menfaatin celbi ve mazarratın def’i ilkesi.

(قُلْ لَا يَسْتَوِي الْخَب۪يثُ وَالطَّيِّبُ وَلَوْ اَعْجَبَكَ كَثْرَةُ الْخَب۪يثِ فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَاۤ اُوۨلِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ) “De ki: Pis olan şeylerin çokluğu hoşunuza gitse de, pis olanla temiz olan eşit olmaz. O halde, ey akıl sahipleri! Allah’tan sakının ki, kurtuluşa eresiniz.”(Mâide, 5/100)

. (يَاۤ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ) “Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi olanlarından yiyin.” (Bakara, 2/172)

(يَاۤ اَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ) “Ey peygamberler! Temiz ve helal olan şeylerden yiyin.” (Mü’minûn, 23/51)

( يَاْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰيهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَاۤئِثَ ) “O Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar.”(A’râf, 7/157)

 

I- KUR’AN’LA YASAKLANAN HAYVANSAL ÜRÜNLER

Kur’an-ı Kerim’de yasaklanan hayvansal ürünler; ölü hayvan, domuz eti, kan ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvandan ibarettir.

Veda haccı sırasında inen ayet:

(حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَاۤ اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪) “Size şunlar haram kılınmıştır: Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilmiş hayvan..” (Mâide, 5/3)

Hz. Peygamber Veda haccı sırasında Mâide suresini okuyarak şöyle buyurmuştur:

“Ey insanlar! Bu sure indirilen son suredir. Ondaki helalleri helal, haramları haram olarak alınız.” (Buhârî, Ferâiz, 14; Kurtubî, Câmi’, VI, 22)

 

II- YASAĞIN SÜNNETLE GENİŞLETİLMESİ

A)        Hadisle Belirlenen Haram Kriterleri:

Hz. Peygamber’e aşağıdaki ayetlerle helal ve haramı belirleme yetkisi verilmiştir.

(يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَاۤ اُحِلَّ لَهُمْ قُلْ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُ ). “Senden, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size helal kılınmıştır.”(Mâide, 5/4)

( يَاْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰيهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَاۤئِثَ ). O Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar.” (A’râf, 7/157)

İbn Abbas’tan şöyle dediği rivayet edilmiştir:“Allah’ın Rasûlü, köpek dişi olan yırtıcı hayvanları ve tırnaklı yırtıcı kuşları yemeyi yasakladı.” (Buhârî, Zebâih, 28, 29; Müslim, Sayd, 12-16; Ebû Dâvûd, At’ime, 32; Tirmizî, Sayd, 9, 11)

Cabir (r.a)’ın rivayetine göre de, “Allah’ın elçisi Hayber günü ehlî merkeplerin etlerini yemeyi yasaklamıştır.” (Buhârî, Megâzî, 38; Müslim, Sayd, 12-16)

B) Yasak Kapsamına Giren Hayvanların Grupları:

a) Köpek dişleriyle kapıp avlayan, parçalayan ve kendisini savunan hayvanların etleri yenmez.

b) Tırnak ve pençeleriyle kapıp avlanan, tırmalamayan ve düşük yaratılışlı olan kuşların etleri de haram veya tahrimen mekruhtur.

c) Yaratılış bakımından iğrenç olan, insana tiksinti veren hayvanların etleri de haramdır.

d) Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar.

Malikiler ise insan sağlığına zararlı olmadığı sürece haşerelerin, usulüne uygun olarak tezkiye edilmek suretiyle yenmesinde bir sakınca görmemektedir. Ayrıca yılanın yenebilmesi için zehirleyici özelliğinin giderilmesi ve tezkiye şartı aramışlardır (Zuhaylî, el-Fıkhü’l-İslâmî, c. III, s. 508).

 

III- DENİZ HAYVANLARI

Bir ayette deniz hayvanları ile ilgili olarak şu genel hüküm yer alır:

(اُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ مَتَاعًا لَكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِ ) “Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı.”(Mâide, 5/96)

Hadislerde deniz hayvanlarıyla ilgili balıktan şöyle söz edilir:

“Bizim için iki ölü ve iki kan helal kılındı. Ölüler; çekirge ve balık. Kanlar da karaciğer ve dalaktır.”(İbn Mâce, Sayd, 9, At’ıme, 31; A. İbn Hanbel, II, 97)

“Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir.” (Ebû Dâvûd, Tahâre, 41; Tirmizî, Tahâre, 52)

 

IV- HAYVAN KESİMİNDE İSLÂMÎ USÛL

Hadis: “Hayvanı kestiğiniz zaman kesimi güzel yapınız.” (Buhârî, Zebâih, 15)

(وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَاۤئِرِ اللّٰهِ لَكُمْ ف۪يهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَاۤفَّ )“Ön ayaklarından biri bağlı olarak kurbanlık develeri keserken üzerlerine Allah’ın adını anın.”(Hacc, 22/36)

Hadis: “Besmele ile başlanılmayan her önemli iş güdük kalır.” (A. İbn Hanbel, Müsned, II, 359)

(وَطَعَامُ الَّذ۪ينَ اُوۧتُوا الْكِتَابَ حِلٌّ لَكُمْ وَطَعَامُكُمْ حِلٌّ لَهُمْ) “Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği size helal, sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir.” (Mâide, 5/5)

İmam Şâfiî’ye göre her önemli işte olduğu gibi hayvan keserken de besmele çekilmesi sünnet veya müstehap olmakla birlikte, besmele terk edilerek Müslüman veya ehl-i kitaptan birisinin keseceği hayvanın eti yenir. Av hayvanının durumu da böyledir.

Dayandığı deliller şunlardır: (فَكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ) (En’âm, 6/118. bk. 6/119)

(وَلَا تَاْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَاِنَّهُ لَفِسْقٌ) (En’âm, 6/121) ortak ifadesini, yasak hayvanların sayıldığı dört ayette tekrarlanan (وَمَاۤ اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪) ifadesiyle birlikte değerlendirmek gerekir.

Bera İbn Âzib ve Ebû Hureyre’nin naklettiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

“Müslüman ister besmele çeksin ister çekmesin, Allah’ın adı üzere kesmiş olur.”(Dârekutnî, IV, 295, H. No: 95; Şâfiî, el-Ümm, II, 227)

“Allah’ın adının zikri, her müslümanın kalbindedir.”(Dârekutnî, IV, 295, H. No: 95)

Hz. Aişe şöyle demiştir: “Bedeviler bize et getirirlerdi. Biz onların besmele çekip çekmediklerini bilmezdik. Hz. Peygamber, ‘Siz yerken besmele çekin ve yeyin.’ buyurdu.”

 

V- KUR’AN’LA YASAKLANAN BİTKİSEL ÜRÜNLER

1) Şarap:

(يَاۤ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوۤا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ ) “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikilen taşlar (putlar) ve fal ve şans okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz.” (Mâide, 5/90)

Hadis:“Sarhoşluk veren şeyin çoğu ve azı haramdır.” (Ebû Dâvûd, Eşribe, 5; Tirmizî, Eşribe, 3; Nesâî, Eşribe, 25)

b) Şarabın kimyasal yapısı:

Günümüzde şarap denildiği zaman içinde %10-17 arasında etil alkol (etanol) bulunan içkiler anlaşılır.

2) Nebiz:

Ebû Saîd el-Hudrî (r.a)’ın naklettiği bir hadiste şöyle buyurulur: “Sizden kim nebiz içerse, yalnız zebib (kuru üzüm şırası) veya yalnız temr (kuru hurma şırası) içsin. Bunları birbirine karıştırmasın.” (Müslim, Eşribe, 5;Ebû Dâvûd, Eşribe, 8)

Hz. Aişe’den: “Ben Rasûlüllah’a kuru hurma şırası (nebiz) sunuyordum. Bunu tatlı bulmayarak içine kuru üzüm koymamı emretti, ben de öyle yaptım.” (İbn Ebî Şeybe, Musannef, V, 80)

Ebû Musa el-Eş’arî ve Muaz (r. Anhümâ) Yemen’e gönderilince, Hz. Peygamber’e orada baldan yapılan nebiz (bit’) ile darıdan yapılan bir nebiz (mizr) içildiğini, bunlardan içip içemeyeceklerini sormuşlar, Allah’ın elçisi, “Sarhoşluk vermiyorsa için, çünkü ben her sarhoşluk vereni haram kıldım.” (Nesâî, Eşribe, Tefsîru’l-Bit ve’l-Mizr) buyurmuştur.

 

VI- GIDA MADDELERİDE KİMYASAL DEĞİŞİM (İSTİHALE)

A) Şaraptan Sirke Elde Etmek Câiz midir?

Hadis: “Hz. Peygamber hamrın sirkeye çevrilmesini (başka bir rivayette sirke edinilmesini) yasakladı.” (Müslim,Eşribe, 11; Tirmizî, Buyû, 59; Beyhakî, Sünen, VI, 37) Ebû Talha’dan rivayete göre, onun evinde yetimlere ait şaraplar (hamr) vardı. Kesin içki yasağı bildiren âyet gelince, “Ey Allah’ın Rasûlü! Bunları ne yapayım, sirke yapmayayım mı?” diye sordu. Hz. Peygamber “Hayır yapma, dök!” buyurdu. (Tirmizî, Buyû, 37; Beyhakî, Sünen, IV, 37)

“Herhangi bir deri tabaklandığında temiz olur. Sirke durumuna gelen hamrın helal olması gibi.” (Serahsî, age, XXIV, 23)

Hadis: “Sizin en iyi sirkeniz şaraptan (hamr) yapılandır.” (Beyhakî, Sünen, VI, 38; Nasbu’r-Râye, IV, 367) Rivayete göre Hz. Ali ekmeği hamr sirkesine batırarak yerdi. (Serahsî, age, XXIV, 7)

B) Tuz Gölüne Düşen Domuz Veya Eşek Kimyasal Değişime Uğrar mı?

C) Gıda Katkı Maddeleri:

Özel katkı maddeleri:

1) Peynir mayası: Sütü pıhtılaştırıp peynir haline getirmek için kullanılan bir enzimdir. Peynir mayası geviş getiren buzağıların dördüncü midelerinden (şirden) elde edilir.

Eğer maya meyteden ya da İslâmî usullere göre kesilmemiş bir hayvandan alınmışsa, Ebu Hanîfe’ye göre yine temiz kabul edilir ve peynir yapımında kullanılabilir.

Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre ise maya katı olduğu takdirde yıkanınca temiz sayılır ve bu aşamadan sonra peynir yapımında kullanılabilir. Maya sıvı olduğu takdirde ise temizlenme imkânı olmadığı için kullanılamaz (Kâsânî, Bedâî, I, 63, 77, V, 43).

2) Kimyasal mayalar: Genetik mühendisliği, buzağı genlerine konakçı mikroplar aşılayarak kimyasal kaynaklı mayalar elde etmişlerdir.

3) Karışık maya: En kaliteli peynir, dana mayasından elde edilir. Dana mayası ile domuz mayası karışımının, saf dana mayası kalitesinde peynir üretimi sağladığı görülmüştür. Kısaca peynir mayası bir çeşit “buzağı eti ezmesi” dir. Domuz mayası karıştırılmamış saf dana mayası kullanımı tercih edilmelidir.

4) Jelâtin (E441): Jelâtin sığır, domuz, balık ve kümes hayvanları gibi omurgalıların Kollagen’inden elde edilen bir protein türüdür.

D) Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO):

Hz. Peygamber’in Medine’ye hicret ettikten sonra, hurmalara aşı yapan yerlileri görünce, bitkileri kendi haline (doğal) bırakmanın daha doğru olacağını söylediği, ancak aşı yapılmayan hurmalardan iyi ürün elde edilemediğini görünce de “siz dünya işlerinizi daha iyi bilirsiniz” buyurarak tecrübeye dayalı bilimin önünü açtığı bilinmektedir. Ancak bitki ve hayvanlar arasında gen nakiliyle bir aşılama yapılacaksa, bunun helal olan hayvan ve bitkilerin birbiriyle aşılanması, başka bir deyişle gen nakli yoluna gidilmelidir. Diğer yandan insan sağlığına zararlı olabilecek bir gen nakli yoluna da gidilmemelidir.

 

VII- HELAL GIDA İLE İLGİLİ GÜNCEL BAZI SORULAR VE DEĞERLENDİRİLMESİ

 

1)E 120 katkı maddesi ve bu katkı maddesiyle üretilen gıdaların İslâm dinindeki hükmü nedir?

 

E 120, koşineal, karminik asit veya gerçek karmin adlarıyla yazılan, karminMexiko, Kanarya Adaları, Bolivya, Şili ve Peru’da yetişen bir çeşit dikenli Opuntiaficus adlı kaktüste yaşayan DactylopiuscoccusCosta ya da diğer adıyla Coccuscacti adlı böceğin dişisi, yumurtaları ve kurumuş kabukları suda haşlanıp bir takım kimyasal işlemlerden geçirildikten sonra kurutulup, öğütülmesiyle elde edilir. Karmin boyası, böceğin yumurtalarından ve vücudundan elde edilir. 140 bin böcekten bir kilogram boya elde edilir.

CEVAP:Opuntiaficus adlı kaktüste yaşayan Cochineal (Dactylopiuscoccus) Carmin denilen böceğin yasak olduğunu bildiren bir ayet veya hadis yoktur. Ancak bu böcek haşerat çeşidine girer.

Ancak Hanefi, Şâfiî ve Hanbelî mezhepleri haşeratı, insanların tiksinti duyması, hoşlanmaması gerekçesiyle “habâis”ten ve haram sayarken, Mâlikî mezhebi caiz görmüştür.

Mâlikîlerin dayandığı delil şudur: Milkab b. Telibb, babasından şöyle rivayet etmiştir:

“Allah’ın Rasûlü ile arkadaşlık ettim, sohbetinde bulundum, haşeratın haram kılındığını duymadım.” Bu hadisi şerh eden Hattabî şöyle demiştir:

“Bu hadisten şunu anlamaktayız: Haşeratın yenilmesi, mubah sayılması, Hz. Peygamber döneminin adetlerindendi. O, bu adeti bildiği halde, onları haşerat yemekten menetmedi.

Sözü edilen Cochineal böceğinden elde edilen renk maddesi, kimyasal değişime uğradığı için, adı geçen böceğin diri olarak veya ateşte pişirilerek yenmesi hükmünde olmaması gerekir. Ondan elde edilen boya maddesi renklendirici olarak mı kullanılıyor?

Kısaca, kimyasal bir değişimle (tegayyür) elde edilen maddenin sözü edilen böcekle bir ilgisinin kalmaması gerekir.

Diğer yandan Hz. Peygamber’in yalnız, habis sayılan laşe yiyen, avını dişleriyle ve pençesiyle yakalayıp parçalayarak yiyen hayvan türlerine, bu tür böceklerin girmediğinde açıklık vardır. Belki yöresel olarak halkın yenilmesini çirkin görmesi ve tiksinti duyması örfi bir yasağa yol açabilir. Bu da haram değil, mekruh kapsamına girer.

 

2) Gıdalardan sirke elde etmek için ilk önce mikroorganizmalar (maya ve bakteriler) gıdalardaki şekeri alkole sonra da bu alkolü sirkeye dönüştürmektedirler.

Sirke üzüm, elma gibi meyvelerden, şaraptan, biradan (malttan), melastan, bal gibi gıdalardan yapılabilmektedir. Sirke elde edildiği ürünün ismini alır. Şaraptan elde edilen ‘şarap sirkesi’ adını alır.

Herhangi bir alkollü içkiden üretilen sirke helal midir, haram mıdır?

CEVAP: Alkollü içki Ebû Hanife’ye göre hangi meyveden yapılırsa yapılsın, alkol sirke asidine dönüştüğü zaman helal sayılır. Şaraptan yapılması da sonucu değiştirmez.

Hanefiler dışındaki çoğunluk mezhep imamlarına göre ise şarap (hamr) aynen necis olduğu için sirkeleşme sırasında kendisine katılan maya vb. şeyler de necis hale gelir ve oluşacak sirke de helal olmaz. Şarap dışındaki içkilerden yapılacak sirke ise helal olur.

 

3)Sirke alkolden üretildiği zaman, içinde % 0,2- 0,3 ( 100 gram sirkede 0,2 gram alkol) gibi tat ve kokuyla hissedilemeyecek kadar az miktarda alkol kalabilmektedir. Bu kalan alkolün hükmü nedir? Bu sirkenin helal olmasına bir mani teşkil eder mi?

CEVAP: Alkollü içi sirke haline geldikten sonra içinde az miktarda yüzde 0,2-3 gibi etil alkol kalsa bile onun sirke sayılmasına engel olmaz. Renk, tat ve koku olarak sirke tadı verdiği zaman sirke hükmündedir.

 

4)Lanolin kuzu tüylerinden elde edilen bir yağdır. Bu yağ % 90 canlı hayvanların tüylerinden, % 10`da kesilmiş hayvanların tüylerinden elde edilmektedir. Eğer koyunlar helal yoldan kesilmemişse bu tüylerden elde edilen yağ helal olur mu?. Bir koyunun tüylerine ve tüylerinden yağ elde etmek için koyunun helal yoldan kesilmesi şart mı?

CEVAP: Hayvan meşru yolla kesilmese bile tabaklanınca derisi temiz sayılır ve kullanılabilir. Bu derinin tüyleri de yıkanıp, steril ortamda işlemden geçerse, elde edilecek ürün helal olması gerekir.

 

5)Domuzun midesinden elde edilen peynir mayası ve bu mayadan üretilen peynir helal midir, haram mıdır?

CEVAP: Eğer peynir mayası domuzun midesinden elde edilmişse, mayanın kimyasal değişime uğrayıp uğramadığını incelemek gerekir. Bir de maya, içine karıştırıldığı sütün içinde varlığını sürdürür mü, yoksa kimyasal tepkimelerle kendini yok mu eder? Kısaca peynir ince bir tahlile tabi tutulunca hangi mayanın kullanıldığı kimyasal formül olarak ve domuza ait et veya yağ denilebilecek maddeler çıkar mı? Bunlar çıkmazsa mayanın tegayyüre uğradığı da düşünülebilir.

Bütün bunlara rağmen maya olarak helal hayvanlarından elde edilen mayalar Müslümanlarca tercih edilmelidir.

 

6)Helal yoldan kesilmemiş hayvanların midesinden elde edilen peynir mayası ve bu mayadan üretilen peynir helal midir, haram mıdır?

CEVAP: Tabiatta meyvelerde doğal olarak oluşan alkolün yasaklandığına dair bir delil yok. Yalnız yenildiği, içildiği veya dumanı koklandığı zaman insanın aklını, normal düşünme melekesini örten maddeler yasak kapsamına girer. Böyle olmadığı sürece meşru sayılır.

 

7) Meyvelerde doğal yoldan yani olgunlaşmayla oluşan alkolün hükmü nedir?

Açıklama: İki haftalık olgunlaşmış bir muzun 100 gramında yaklaşık 1gr alkol oluşmaktadır. Muz olgunlaştıkça alkol miktarı artmaktadır. 4 günlük bir muzun 100 gramında ortalama olarak 0,1 gram alkol bulunmaktadır. İki haftalık olgunlaşmış bir muzun 100 gramında ise yaklaşık 1gr alkol bulunmaktadır. Bu şekilde kabukları siyahlaşmış ve olgunlaşmış iki haftalık bir muzda ki alkol (100 gram muzda 1 gram alkol) helal midir haram mıdır?

CEVAP: Tabiatta meyvelerde doğal olarak oluşan alkolün yasaklandığına dair bir delil yok. Yalnız yenildiği, içildiği veya dumanı koklandığı zaman insanın aklını, normal düşünme melekesini örten maddeler yasak kapsamına girer. Böyle olmadığı sürece meşru sayılır.

 

8) Haram olan hayvansal bir yemle (mesela kan veya domuz kemik unundan elde edilen mineraller gibi) veya haram olan bir katkı maddesiyle beslenen bir hayvanın eti helal midir? Hayvanların beslenmesinde ve yemlerde nelere dikkat etmek gerekir? Böyle bir hayvanın (Büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvanlar için) kesilmeden önce belli bir süre bekletilmesi gerekir mi?

CEVAP: Eti helal olan hayvan için pislik yeme alışkanlığı varsa, bedeninin bundan arınması için tavuğun üç gün, sığır cinsinin 7 gün, cellâle denilen çok pisliğe alışan hayvanın 40 güne kadar karantinaya alınarak temiz yiyecekle beslenmesi sonunda etinin yenmesinin uygun olacağı esası benimsenmiştir. Yine de böyle hayvan bekletilmeden kesilse eti haram denilmemiş, mekruh olur denilmekle yetinilmiştir. Diğer yandan bu hayvan yemlerinin de hazırlanma aşamasında kimyasal değişime (tegayyüre) uğrayıp uğramadıklarının incelenmesi, bunlarla beslenen hayvanlarda (deli dana gibi) ne gibi bünye değişikliklerine sebep olduğu açıkça ortaya konulmalıdır. Bu sonuçlara göre, kesimden önce ne kadar süre karantinada tutulursa bedenini temizleyebileceği tesbit edilmelidir. Çünkü böyle bir yemle beslenen hayvanı doğrudan haram demek için sağlam delil gerekir. Âyet ve hadislerde böyle bir delil yok.

 

9) Hayvan elektrikli şokla bayıltıldı ve kesildi fakat şok hayvanı sadece bayılttı öldürmedi. Bu hayvanın eti helal midir?

CEVAP: Elektroşok yöntemi ile kesim her ne kadar tavsiye edilmese de bu kesimin caiz olması için hayvanın kesilmeden ölmemesi şarttır. Yani şoklama hayvanı bayıltmalı fakat öldürmemelidir. Eğer hayvan henüz kesilmeden elektrik yüzünden ölürse meyte/leş hükmüne girer ve yenilmesi haram olur. Mecmau’l-Fıkhi’l-İslâmî de bazı şartlar altında hayvanların bayıltılarak kesilebileceği yönünde bir karara varmıştır.

Kesimden önce hayvana elektrik şoku veya sarsıcı darbe uygulaması acıyı azaltmaya ve kesimin daha kolay yapılmasını sağlamaya yöneliktir. Bununla hayvan ölmediği sürece haram hale gelmez. Ancak elektrik şoku sırasında hayvanın murdar ölmemesi için şokta şu şartlara uyulması gerekir:

a) Elektroşok aletinin kutupları hayvanların ya şakaklarına ya da alın bölgelerine uygulanmalıdır.

b) Uygulanacak voltaj 100 – 400 volt arasında olmalıdır.

c) Elektrik akımı şiddeti koyun cinsinde 0,75 – 1 amper, sığır cinsinde ise 2 – 2,5 amper olmalıdır.

d) Elektrik akımı 3 – 7 saniye süresince verilmelidir.

 

10) Gıdalara katılan aromalarda çözünmeleri için etil alkol kullanılabilmektedir. Bu gıdalar aromalardan kaynaklanan % 0,1- 0,4 oranında alkol içerebilmektedir. Bu gıdalar helal mi haram mıdır?

CEVAP: Gıdalara katılan aromalardaki alkol şarap alkolü ise az bile olsa o içeceği necis hale getirir. Ebû Hanife ve Ebû Yusuf’a göre, yaş üzümden başka meyve vb. den elde edilen içecekler nebiz adını alır ve necis yayılmaz. Sarhoş edecek miktarlarını almak haram olur. Az miktarda olan o içeceği haram hale getirmez. Meyve sularında kendiliğinden oluşan etil (yüzde 0,5, -1 gibi) alkoller bu niteliktedir.

 

SONUÇ:

1)      Kur’an-ı Kerim’de eti yasaklanan hayvan ve hayvansal ürün olarak yalnız ölmüş hayvan, domuz, akmış kan ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvan sayılmıştır. Suda yaşayan hayvanların ise helal kılındığı vurgulanmıştır. Zahiriye ekolü, yasağın yalnız bu hayvanların etleriyle sınırlı olduğu görüşündedir.

2)      Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde temiz olan rızıktan yenilmesi istenmiş ve pis olan gıda maddelerinden uzak durulması bildirilmiştir.

3)      Yüce Allah, Hz. Peygamber’e temiz olan şeyleri helal kılma, pis (habâis) olanları da yasaklama yetkisi vermiştir. O, bu yetkiye dayanarak köpek dişi olan yırtıcı hayvanlarla, tırnaklı yırtıcı kuşları, pislik yiyen bir takım hayvanları ve insan fıtratının tiksinti duyduğu haşaratı yasak kapsamına almıştır.

4)      İmam Şâfiî ve o görüşte olanlar bütün deniz hayvanlarını meşru görürken, Hanefiler yalnız balık türünü meşru sayarlar.

5)      Hanefilere göre hayvan kesiminde besmele kasten terk edilmediği veya hayvan Allah’tan başkası adına kesilmediği sürece eti yenilebilirken, Şâfiîlerde kesen kişinin Müslüman veya ehl-i kitaptan biri olması yeterli görülmüş, besmele çekilmesi müstehap (iyi bir iş) olarak değerlendirilmiştir.

6)      Çoğunluk fakihlere göre içildiği zaman sarhoşluk veren her tür içki şarap gibidir ve yasak kapsamına girer. Ebû Hanife’ye göre ise “hamr” sadece üzümden elde edilen içki türünün adıdır. Diğer meyvelerden yapılan içkiler kıyas yoluyla “iskâr (sarhoş etme)” özelliği yüzünden yasak kapsamına alınmıştır. Bunların genel adı “nebiz” olup, sarhoşluk vermeyenlerinin içilmesinde bir sakınca bulunmaz. Bunun bir sonucu olarak şarap dışındaki alkollü içkiler temiz sayılır.

7)      Bazı gıda maddelerinin değişim yoluyla nitelik değiştirmesi habâisten iken, tayyibât grubuna geçmesi mümkündür. Şarabın sirkeye dönüşmesi, içine pislik düşen yağ ve bal gibi gıda maddelerinin ateşte kaynatmak gibi yollarla temizlenmesi mümkündür. Ancak bunun yine de laboratuar tahlilinin yapılması uygun olur.

8)       Günümüzde özellikle peynir mayası ve jelâtin gibi domuzdan elde edilen katkı maddeleri güneşte kurutulma, tuzun içinde uzun süre bekletme, jelâtinde olduğu gibi uzun süre ateşte kaynatma gibi elde etme şekilleri dikkate alınarak kimyasal bir değişime uğrayıp uğramadığı laboratuar kontrolü ile tespit edilmelidir.

9)       Kimyasal katkı maddelerinin bunları kullananda doğumsal anomali, alerji, astım, kurdeşen, saman nezlesi gibi etkilere yol açtığının günümüz tıp bilimince tesbit edilmesi, bu maddelerin gıda etiketlerine yazılmasını gerektirir. Çünkü inancına göre yaşama ve sağlığını koruma her insanın doğal haklarındandır.

10)   Gen nakli konusunda, bitkilerin kendi arasında, hayvanların da eti yenen ve İslâmî usûle göre kesilen hayvanların kendi aralarında uygulanması yoluna gidilmelidir. Ancak GDO. nun insan sağlığı için zararlı bir sonuç doğurmadığının tıp bilimince kesin sonuçlarının ortaya konulması da gereklidir.